AB'nin Alüminyum İhracatına Yönelik İhracat Kısıtlamaları (05/01/2026)

Sayın Üyemiz,

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nden iletilen 02.01.2026 tarih ve E-34221550-045.99-37 sayılı yazıda; T.C. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün E-79668890-730-00116605151 sayılı yazısında;

Avrupa Birliği'nde, demir-çelik ve metal sektörlerinde yeşil dönüşüm ve ticari korunma hedefleri doğrultusunda kapsamlı düzenlemeler yürütüldüğü belirtilmiştir. (AB) 2024/1468 sayılı Atık Sevkiyatı Tüzüğü uyarınca, Mayıs 2027'den itibaren hurda metalin üçüncü ülkelere ihracatının kısıtlanması öngörülmekte; 19 Mart 2025 tarihli Çelik ve Metal Eylem Planı da hurdanın AB içinde öncelikli olarak değerlendirilmesi yönündeki yaklaşımı pekiştirmekte olduğu ifade edilmiştir. Bunlara ilaveten AB'de hurda metal, alüminyum ve bakıra ilişkin ticaret verilerinin izlenmesi amacıyla 23 Temmuz 2025'te bir gözetim sistemi devreye alındığı belirtilmiştir.

18 Kasım 2025'te düzenlenen Avrupa Alüminyum Zirvesi'nde Komiser Maros Sefcovic, Komisyonun alüminyum hurdası ihracatına yönelik bir önlem hazırlığı yürütüldüğü belirtilmiştir.

Etkinlikte, AB'nin ticaret ve ekonomik güvenlik politikaları kapsamında alüminyum sektörünü desteklemek üzere yürütülen tedbirleri değerlendiren Komiser;

- Avrupa Birliği'nin boksit ve alümina gibi temel hammaddelerde ithalata bağımlılığının devam edeceği, bu çerçevede ticari çeşitlendirmenin stratejik önem taşıdığı vurgulanmıştır.

- Üçüncü ülkelerin uyguladığı tarifeler sonucunda Avrupa Birliği'ne yönelen ithalat artışlarına hızlı şekilde müdahale edilebilmesini teminen bir ithalat gözetim görev gücünün oluşturulduğu hatırlatılmış, ayrıca 16. yaptırım paketi kapsamında Rusya menşeli alüminyum ithalatına getirilen yasağa dikkat çekilmiştir.

- Hurdanın döngüsellik, karbonsuzlaşma ve stratejik özerklik açısından kritik bir emtia olduğu belirtilmiş; yıllık bir milyon tondan fazla alüminyum hurdasının Avrupa Birliği dışına çıkması nedeniyle sektörün karşı karşıya kaldığı "hurda sızıntısı" sorununa değinilmiş ve söz konusu sorunun ele alınmasına yönelik yeni bir düzenleyici tedbir için hazırlık çalışmalarının başlatıldığı ifade edilmiştir.

- Anılan tedbirin ihracatı tamamen engellemeyi amaçlamadığı, ancak sektörün rekabetçi fiyatlarla yeterli miktarda hurdaya erişimini güvence altına almayı hedeflediği belirtilmiş; söz konusu tedbirin 2026 yılı bahar dönemine kadar kabul edilmesinin planlandığı kaydedilmiştir.

- Amerika Birleşik Devletleri'nin Avrupa Birliği menşeli çelik ve alüminyum ile bunların türevlerine uyguladığı %50 oranındaki Section 232 tarifelerinin sektör açısından ciddi bir endişe kaynağı olduğu vurgulanmış; ABD'ye yönelik Avrupa Birliği ihracatı için üzerinde mutabık kalınan %15'lik üst sınırın, alüminyum türevleri bakımından da uygulanması gerektiği ifade edilmiştir.

Komiser Şefçoviç'in açıklamasına aşağıdaki bağlantıdan ulaşılabilmekte olunduğu ifade edilmiştir.

https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/speech_25_2713

Europe Aluminium kuruluşu tarafından, SKDM Yüksek DEurope Aluminium kuruluşu tarafından, SKDM Yüksek Düzeyli Diyaloğu sonrasında; Avrupa Birliği Refah ve Endüstriyel Stratejiden Sorumlu Komiseri St eacute;phane Sejourne ile İklim, Net Sıfır ve Temiz Büyümeden Sorumlu Komiseri Wopke Hoekstra'ya hitaben kaleme alınan 4 Kasım 2025 tarihli mektupta, Komisyon'un ihracat mekanizması oluşturma yönündeki niyetinin ve ticaret sapmasının önlenmesine yönelik tedbirlerin güçlendirilmesinin desteklendiği, ancak toplantı kapsamında sunulan önerilere ilişkin bazı endişelerin de dile getirildiği belirtilmiştir.

Bu kapsamda, ihracata yönelik çözüme ilişkin olarak; mevcut önerinin yalnızca AB ETS kapsamındaki tesislere yönelik olması ve sadece ücretsiz tahsisatların kaldırılmasına ilişkin maliyetleri telafi etmesi sektör tarafından eleştirilmekte olunduğu ifade edilmiştir. Avrupa'daki alüminyum ihracatının büyük kısmını ETS kapsamı dışında kalan aşağı yönlü (downstream) tesislerin yaptığı ve sistemin bu tesisleri korumadığı vurgulanmaktadır. Artan hammadde fiyatları nedeniyle oluşacak SKDM ve ETS kaynaklı maliyetlerin uluslararası rakiplerde bulunmadığı belirtilerek;

middot; SKDM'nin yarattığı hammadde maliyet artışlarının da telafi edilmesi

middot; ETS kapsamı dışındaki tesislerin de çözüm kapsamına alınması talep edildiği ifade edilmiştir.

İlaveten, alüminyum hurdası önlemine ilişkin olarak; SKDM'nin sadece tüketici kullanımı öncesi hurdaları kapsamasının büyük bir boşluk yaratacağı ifade edilmektedir. Üçüncü ülke üreticilerinin tüketici kullanımı sonrası hurda beyan ederek SKDM maliyetini düşürebileceği, buna karşılık AB'deki dönüşüm ve geri dönüşüm tesislerinin tam karbon maliyetine maruz kalacağı belirtilmektedir. Ayrıca sınırda tüketici kullanımı öncesi/sonrası ayrımının doğrulanmasının mümkün olmadığına dikkat çekilmektedir.

Bu nedenle sektör,

middot; İşlenmemiş alüminyum için tek bir varsayılan (default) değer uygulanmasını,

middot; Tüketici kullanımı öncesi/sonrası ayrımının kaldırılmasını ve tüm hurdalar için aynı varsayılan değerin kullanılmasını,

middot; Hurdanın (CN 7602) SKDM kapsamı dışında bırakılmasını,

middot; Hurdanın SKDM kapsamına dahil edilmesi halinde, emisyon değerinin yine birincil üretim temelli bir varsayılan değer olarak belirlenmesini önermektedir.

Bahse konu mektubun bir örneği ekte sunulmaktadır.

Saygılarımızla,

Ceyhan Ticaret Odası

Ek-1

EK Dosyalar